Hz. Osman Dönemi ; “Fitne Ateşi İle Gelen İktidar Mücadelesi”

Hz. Osman Dönemi ; “Fitne Ateşi İle Gelen İktidar Mücadelesi”

Üçüncü İslam halifesi Hz. Osman, halife seçildikten sonra akrabalarına özel önem vermesi ve devlette onları yetkin kılması, kendisine karşı sert bir muhalefet oluşmasına sebep oldu. Durumu düzeltmek için önlemler aldıysa da kendisine karşı silahlı mücadele yapılmasına engel olamadı. Hz. Osman döneminde yaşanan kargaşa ortamı nasıl vuku buldu? Hz. Ali'nin bu kargaşa ortamında verdiği tepki? ve İslam tarihinde yaşanan ilk darbe nasıl oldu? Halife Hz.Osman'ın vefat ettiği sırada okuduğu Kur'an-ı Kerim gibi konuların işlendiği Prof. Dr. Mehmet Atalan yazısı...

BEYAZ TARİH / MAKALE

Cahiliye dönemi özelliklerinden olan asabiyet anlayışı Peygamberimiz ve ilk iki halife döneminde toplumdaki etkisini kaybetti. Ancak Hz. Osman’ın halife olmasıyla bu anlayış yeniden ortaya çıktı. Haşimioğulları - Ümeyyeoğulları arasında cahiliye döneminden beri bir üstünlük kurma mücadelesi vardı. Bu iki kabile arasındaki rekabet hilafet noktasında Hz. Osman mı yoksa Hz. Ali mi diye tekrar sorun oldu. Her iki tarafta kendi soylarına mensup olmayanın halifeliğini kabul etmeyeceklerini söylemişlerdi. Hz. Osman’ın halife olması Ümeyyeoğulları için yeni bir fırsat olmuş ve bu sayede tekrar siyasi alanda güç elde ettiler. Hz. Osman’ın hilafetinin ilk altı yılından sonra ortaya çıkan fitne olayları, Ümeyyeoğulları’nın hâkimiyetinden rahatsız olanların desteklediği ve zaman zaman dinden beslenen bir hareket olarak ortaya çıktı.

Hz. Osman’ın hilafete gelmesiyle birlikte askeri ve idari birçok karar alınmıştır. Alınan bu karalar bazen tasvip edilmiş bazen de şiddetle eleştirilmiştir. Zira eleştirilen kararlarının başında Mısır, Kûfe, Basra gibi önemli eyaletlerin idaresine ve askeri mevkilerine görevlendirme yaparken yakın akrabalarını gözetmesi geliyor. Hz. Osman Kûfe valisi Sa’d b. Ebî Vakkâs’ı azledip yerine anne bir kardeşi Velid b. Ukbe’yi, Mısır valisi Amr b. el-Âs’ın yerine sütkardeşi Abdullah b. Sa’d b. Ebî Serh’i görevlendirmiş, kısa bir süre sonrada Ebû Mûsâ el-Eş’arî’yi görevden alarak dayısının oğlu Abdullah b. Âmir’i Basra valiliğine tayin etmiştir. Hz. Osman, önemli eyaletlere yakın akrabalarını tayin etmekle birlikte sadece Şam valisi olan Muaviye’ye dokunmadı zira Muaviye zaten Emevi ailesindendi. Siyasi ve askeri tüm önemli noktalara yakın akrabalarını tayin eden Hz. Osman sadece bununla kalmamış aynı zamanda Devlet kâtipliği görevine de yine yakın akrabası olan Mervan b. Hakem’i tayin etmiştir. Böylece Ümeyyeoğulları siyasi ve askeri nüfuzu tamamen ele geçirdiler.

Hz. Osman’ın eleştirilen uygulamaları sadece siyasi ve askeri mevkilere yakın akrabalarını tayin etmesi değildir. Aynı zamanda onlara bir takım ekonomik ayrıcalıklar da tanınması bu eleştirilerde önemli oldu. Zira kendisi daha önce ceza olarak Medine’den çıkarılan ve Taif’e gönderilen amcası Hakem’in Medine’ye dönmesine izin vermiş ve kendisine ekonomik olarak iyi bir ücret tahsis etmekle birlikte, oğluna da Fedek arazisini vermekte bir sakınca görmemiştir. Hz Osman’ın yakın akrabalarına verdiği ekonomik imtiyazların içerisinde en fazla tartışılan şüphesiz İfrikıyye ganimetleri oldu.

Hz. Osman’ın muhalifleri tarafından şiddetle eleştirilmesine neden olan sebeplerin en önemlisi tayin ettiği siyasi görevlilerin uygulamalarıdır. Zira her ne kadar idareciler eleştirilse de neticede kendilerini görevlendiren yetkilinin Hz. Osman olması hasebiyle eleştiri okları kendilerinden ziyade Hz. Osman’a yöneltilmiştir. Kûfe’de Velid b. Ukbe’nin icraatları ve söylemleri, Mısır’da Mısır’ı fetheden Amr b. el-Âs’ı valilik görevinden alınarak yerine Abdullah b. Sa’d’ın görevlendirilmesinin neden olduğu karışıklıklar Hz. Osman’a karşı yürütülen muhalefetin başlangıcı olarak benimsenmiştir.

Şüphesiz Hz. Osman’ın hilafetinde ortaya çıkan kargaşanın ana sebebi cahiliye döneminden kalma olan kabile asabiyetçiliğidir. Zira kabile asabiyetçiliği İslam’la birlikte arka planda kalan Emevî- Haşimî mücadelesinin yeniden ortaya çıkmasına neden oldu. Hz. Muhammed’in nübüvvetiyle birlikte rafa kalkan Emevî-Haşimî rekabeti özellikle ilk iki halifenin Teym ve Adî kabilelerine mensup olmaları hasebiyle geri planda kaldı. Hz. Osman’ın halife seçilmesiyle iktidara gelen Ümeyyeoğulları ile muhalefette kalan Haşimoğulları karşı karşıya geldi. Özellikle Ümeyyeoğulları’nın uygulamalarından rahatsız olan muhalif kesimin,onların karşısında yegâne güç olarak Haşimoğullarını görmeleri ve onları desteklemeleri sonucunda Müslümanlar Emevî ve Haşimî taraftarları şeklinde ayrılmışlardır. Böylece Emevî ve Haşimîler arasında geçmişten gelen siyasi ve askeri mücadele, alanını genişleterek bütün Müslümanları etkiler vaziyete gelmiştir.

 

kuran
Hz .Osman'ın şehit edildiği sırada okuduğu Kur'an-ı Kerim - Topkapı Sarayı Hırka-ı Saadet Odası

Fitne Olayları baş göstermeden önce valilerin tutumu birçok kere halifeye şikâyet edilmiş fakat halife gereğini yerine getirmemiştir. Durumdan rahatsız olanlar halifeyi uyarması için Hz. Ali’ye başvurdular. Hz. Ali halifeyi uyardı fakat halife tüm bunları göz ardı etti. Olayların büyümesi üzerine halife valileri Mekke’de topladı ve fikir alışverişi yaptı. Fakat bu toplantıdan da bir sonuç çıkmadı. Hicretin 35. Yılında Mısır, Basra ve Kufe vilayetlerinden bir grup Müslüman valilerinin görevden alınması talebiyle doğrudan Hz. Osman’a müracaat için Medine’ye geldiler. Halife onların isteklerini önce reddetti. Olayların büyümesinin ardından Halife Hz. Ali’den yardım istedi. Hz. Ali isyancılarla Halife’nin arasını buldu ve anlaşma yapıldı. Halife, Mısır, Basra ve Kufe valilerini değiştirecekti. Fakat durumdan rahatsız olan Mervan, Mısır valisine isyancıların öldürülmesi için bir mektup yazdı ve altına Halife’nin mührünü basarak O’nun kölesiyle Mısır’a gönderdi. Köleyi yolda isyancılar yakaladılar ve mektup ellerine geçti. Aldatıldıklarını düşünen isyancılar Medine’ye geri döndüler. Tartışmaların sonucunda mektubu Mervan’ın yazdığı ortaya çıktı. İsyancılar Mervan’ın öldürülmesini istediler fakat halife onu korudu. Bunun üzerine isyancılar Hz. Osman’ın hilafeti bırakmasını istediler ve O’na yirmi gün süre tanıdılar. Bu süre de dâhil, Hz. Osman’ın evi yaklaşık kırk dokuz gün isyancı Müslümanlar tarafından muhasara edildi. Sonuçta Hz. Osman hilafetten ayrılmayı reddetti ve isyancılar tarafından şehit edildi. İşin ilginç tarafı Hz. Osman Medinelilerin gözleri önünde şehit edilmiş olmasıydı. Ümeyye Oğulları, Osman’ın öldürülmesinden, doğrudan, Haşimoğulları’nı ve Ali’yi sorumlu tutmayı tercih ettiler. Bu durumun da kabilecilik anlayışından ve geleceğe yönelik siyasi yatırım arzusundan kaynaklandığını söylemek mümkündür.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
Yazar Hakkında
Mehmet ATALAN

Kaynakçalar
İbnü’l-Esîr, el-Kâmil fi’t-Tarih, I-IX, Beyrut 1986.
İbn Haldun, Kitabü’l-İber, I-V, Beyrut 1971.
Mes’ûdî, Mürûcü’z-Zeheb ve Meâdinu’l-Cevher, thk. Muhammed MuhyiddinAbdulhamid, I-IV, Mısır 1964.
Onat, Hasan, 99 soruda İslam Mezhepleri, Ankara 2000.
……….., Mezhep kavramı ve mezheplerin doğuşu, http://www.hasanonat.net.
Suyûtî, Tarîhu’l-Hulefâ, thk. Muhammed Ebû’l-Fadl İbrahim, Kahire 1975.
Taberî, Tarîhu’l-Ümem ve’-Mülûk, thk. Muhammed Ebu’l-Fazl İbrahim, I-XI, Beyrut trz.
Zehebî, SiyeruA’lâmi’n-Nübelâ, (thk. ŞuaybArnavud), I-XXIII, Beyrut 1985
DİĞER MAKALELER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun