Osmanlı'nın Kuruluşunda Bir Akıncı: Gazi Akça Koca

Osmanlı'nın Kuruluşunda Bir Akıncı: Gazi Akça Koca

Bilindiği üzere Osmanlı Devleti XIII. yüzyılın sonlarında İran Moğollarının baskısı nedeniyle yıkılan Anadolu Selçuklu Devleti’nden sonra, XIV. yüzyılda Anadolu’nun kuzeybatı bölgelerinde kurulan küçük bir uç beyliğidir. Selçuklu-Bizans sınırlarında kurulan bu beylik, kısa bir süre içerisinde Balkanlar’a ve Anadolu’ya egemen olarak, önemli bir dünya gücü hâline gelmiştir. Anadolu Türklüğü’nün XIII ve XIV. yüzyıllardaki siyasî ve içtima yapısına dayalı olarak kurulan bu yeni devletin büyümesinde etkili olan birçok faktörden bahsetmek mümkündür. Beyliğin coğrafi konumu, gaza ve cihat politikasına bağlı faaliyetleri ve hoşgörü politikasının yanı sıra, kuruluş yıllarından itibaren uygulanan başarılı stratejilerin bu büyüme üzerinde olumlu etkileri olmuştur. İşte bu temel stratejilerden birisi de kendinden önceki Anadolu Selçuklu Devleti’nin uyguladığı politikaların takip edilerek, uç bölgelerine Türkmen aşiretlerin yerleştirilmesidir. Kendilerine uç beyleri denilen bu aşiretler, sınırların muhafazasında ve yeni fetihlerin yapılmasında oldukça etkili olmuşlardır. Bunlar kimi zaman orduyla birlikte savaşlara katılırken, kimi zamanlarda ise bir kalenin muhasarasına gidiyorlar, ya da bir şehrin idare ve imarın da bulunuyorlardı. Yine bu uç beyleri harp ve sulh gibi durumlarda ulemanın da katıldığı istişare meclisleri tertip ederek, kararlarını ondan sonra veriyorlardı. Devletin kuruluşunda önemli rolü olan bu uç beylerinden birisi de Gazi Akça Koca’dır. Çalışmada Gazi Akça Koca’nın kimliği ile Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve büyüme aşamasındaki faaliyetleri üzerinde durulmuştur.

BEYAZ TARİH / MAKALE

Gazi Akça Koca Kimdir?

Kaynaklarda Osmanlı’nın kuruluşunda önemli rolü olan uç beylerinden biri olarak geçen Gazi Akça Koca’nın ailesi ve hayatı ile ilgili bilinenler oldukça sınırlıdır. Doğum tarihi ve yeri ilgili herhangi bir bilgimiz olmamakla birlikte, 1328 yılında 94 yaşlarında öldüğünü varsayarsak, 1234 tarihinde doğmuş olabileceğini çıkartabiliriz. Ailesi muhtemelen Anadolu Selçukluları döneminde uç bölgelerine yerleştirilmiş bir Türkmen boyuna mensup olan Akça Koca’nın da o sıralarda bir aşiretin beyi olduğu ve Ertuğrul Bey’e bağlı olduğu sanılmaktadır. Ailesiyle ilgili bilinen şeylerden birisi torunu Gebze kadısı Fazlullah’ın 838 (1434) tarihli vakfiyesine göre babasının Abdülmelik b. Abdülfettah olduğudur. Yine Akça Koca’nın babasının veya büyük babasının Süleyman Şah ile Ertuğrul Bey’in yakını olabileceği de düşünülmektedir. Bunun yanı sıra Akça Koca ile ilgili başka bir tez de onun Kayılar ile birlikte Anadolu’ya geldiği, Bithynia’nın Sakarya ve Söğüt taraflarında yerleşik hayata geçtiği görüşüdür. Bu ikinci iddiaya göre Akça Koca Osman Gazi’nin akranıdır. Nitekim Osmanlı kaynaklarında Akça Koca, Orhan Bey dönemine kadar Düz-Bazarı (bugün Adapazarı) civarındaki aşağı Sangaryas bölgesinde etkili olup, Osman Bey’in müttefiki, sonra da vasalı olmuştur.  Buna göre Ertuğrul Bey’den sonra yerine geçen Osman Bey’in de silah arkadaşlarından birisi olan Akça Koca’nın ismi muhtemelen Kayı geleneğinin tesiri ile verilmiş olup, Ak-ça yani hayli beyaz anlamından gelir. Yine Koca ise, Kocamış fiilinden gelmekte olup, ihtiyar anlamında kullanılmıştır.

Gazi Akça Koca’nın Kuruluş Yıllarındaki Faaliyetleri

Kuruluş dönemi kroniklerine göre Osmanlı Devleti’nin bağlı olduğu Kayı Boyu’nun Anadolu’ya gelişi, Ertuğrul ve Dündar Bey’in Pasin Ovası’ndaki Sürmeliçukur (Aras Vadisi) bölgesine gelmesi ile başlar. Ardından önce Ankara yakınlarındaki Karacağ’a ve sonrasında Söğüt ve Domaniç bölgesine yerleşen Osmanlıların başında Ertuğrul Gazi bulunuyordu.  Batı bölgelerindeki sınırlara uç beylerini yerleştiren ve Bizans’a karşı akınlar yapan Ertuğrul Bey, beyliğini giderek güçlendirdi. Ertuğrul Bey’in Bizans’a karşı yaptığı bu akınlar sırasında Akça Koca, Samsa Çavuş, Kara Tigin, Aykut Alp gibi tecrübeli uç beylerini etrafında toplayarak onların desteğini aldı. O sıralarda bir Türkmen aşiretinin beyi olduğu bilinen Akça Koca ile ilgili kaynaklarda herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Ertuğrul Gazi’nin 1281 yılında ölümünün ardından yerine geçen Osman Bey döneminde beyliğin sınırları yeni fetihlerle birlikte giderek genişledi. Yeni padişah babası gibi Türkmen beyleri ile arayı iyi tutarak, Bizans’a karşı yapacağı gaza ve cihat faaliyetlerinde onların desteğini aldı. Bu çerçevede bir Türkmen beyi olan Gazi Akça Koca onun döneminde fetih politikasının öncü beylerinden birisi haline geldi. Bu durumun gerçekleşmesinde, yani uçlardaki alplerin Osman Bey’in hizmetine girmesinde onun başarılarının etkisi büyüktür. Nitekim Osman Gazi uçlardaki Türkmenleri ve gelen “garip” leri gaza savaşları için örgütleyen subaşılardan bir alp gazisidir. Bu şekilde alpler, Osman Bey’in seferlerinde “yarar yoldaş” ve “nöker” ler halinde yer aldılar. Ancak döneme ait Osmanlı kroniklerinde Osman Gazi’nin ilk fetih hareketleri olan Taraklı, Göynük ve Geyve ile Bithynia’daki bazı bölgelerin ele geçirilmesinde Akça Koca’nın adı yer almamaktadır. 1302 Bafeus zaferinden sonra Osman Bey’in Bizans üzerinde saldırıları arttı ve şehzade Orhan tarafından Karaçepüş ve Absu hisarları fethedildi. Ardından Osman Bey alınan bölgeleri zaman içerisinde gazi uç beylerine taksim ettirmek suretiyle gücünü arttırdı. Buna göre yeni ele geçirilen uç bölgelerindeki Karaçepüş hisarını Kanuralp’e, Absu Hisarı’nı da Akça Koca’ya verdi. Böylece askeri bir savunma merkezi olan Absu’da bir süre oturan Akça Koca, Geyve’den Sakarya vadisini de içine alan Akova’ya kadar geniş bir bölgenin koruyuculuğuna getirildi. Bu şekilde kısa süre içerisinde Osman Gazi’nin silah arkadaşlarından birisi haline gelen Akça Koca’nın ilk olarak şehzade Orhan Gazi’nin emrinde Konur Alp, Gazi Rahman ve Köse Mihal gibi beylerle birlikte, Sakarya ve İzmit bölgelerine yapılacak olan akınlarda görevlendirildiği görülmektedir.

Akça Koca Osman Gazi’nin yeğeni Aktimur ile birlikte batıda Kocaeli’ne akınlar düzenlerken, Konuralp de doğudaki bölgelere hakim oldu. Böylece Osman Bey 1305 yılında bu Türkmen faaliyetleri sayesinde İznik’e kadar giden tüm yolların hâkimiyetini ele geçirdi.  Konuralp ve beraberindeki gaziler Akyazı tarafını ele geçirirken (1318), Akça Koca’nın Sakarya Nehri’nin batısından itibaren İzmit kalesine kadar olan fethettiği bölgelere Koca-eli denilmiştir. 1320’li yıllara gelindiğinde yaşlanan Osman Bey, oğlu Orhan’ı vekil tayin ederek seferlere onu gönderdi. Osman Bey’in 1324 yılında 69 yaşında vefatının ardından yerine oğlu Orhan Bey geçti.

Osman Bey’in 1324 yılında ölümünden sonra onun yerine geçen Orhan Bey döneminde de fetih hareketleri devam etti ve beyliğin sınırları genişletildi. Dönemin kroniklerinden Aşıkpaşazâde de geçen ifadeye göre; Orhan Bey’in kumanda ettiği ilk sefer, 1305 yılında Sakarya çevresi üzerine yapıldı. Buna göre, bir önceki bölümde belirttiğimiz üzere Orhan Gazi, babası döneminde yanına verilen Akça Koca, Konuralp, Gazi Abdurrahman ve Köse Mihal gibi gazi alpler ile birlikte 1305 yılında Sakarya’ya gönderildi. İşte bu sefer sırasında Orhan’ın maiyetinde bulunan Gazi Akça Koca diğer alpler ile birlikte mücadele ederek, Karaçepüş, Karatigin ve Absu kalelerinin fethini gerçekleştirdi. Bölgedeki yeni uçlardan Akyazı tarafına Konuralp, İzmit üzerine de Akça Koca akınlar için gönderildi. Konuralp Akyazı ovasını ve Konurpa ilini ve Bolu şehriyle Mudurnu’yu fethetti ve kendine bağladı. Akça Koca da Kocaili’ni fethetti. Gazi Akça Koca ardından Akova denilen günümüzdeki Adapazarı ovasına geldi. Aşıkpazâde de geçen bir şiirde “Akça Koca Akova’ya akın yapmaya başladı. Gazi Rahman ise halkı gece yatırmaz oldu” diyerek bu gazilerin yeni fetihler yapmak için gerçekleştirdikleri faaliyetler anlatılır. Yine döneme ait kroniklerden Aşıkpaşazâde ve Mehmed Neşrî ile yine onların eserlerinden yararlanan Hoca Sadeddin ve İbn Kemal gibi tarihçiler Akça Koca’nın Akova dışında batı ve kuzey batıya yönelik akınlarında Sakarya üzerindeki Beşköprü’de konakladığını belirtirler. Burada hazırlıklarını tamamlayan Akça Koca ve silah arkadaşları Osman Gazi’nin yeğeni Aktimur ile birlikte Sakarya’nın batısından harekete geçti. Bu akınlar sonucunda Akça Koca ve adamları Ermeşe (Araman) ve Kandıra’yı ele geçirdiler. Akça Koca bu fetihleri ile Osmanlı sınırlarını ilk kez kuzeyde Karadeniz’e kadar ulaştırdı. Kandıra’nın fethinden sonra bir süre burada kalan Akça Koca’nın yeni hedefi Bithynia’nın boğaza yakın bölgelerini ele geçirmekti. Bu amaçla Abdurrahman Gazi Samandıra ile Aydos Hisarı çevresine geldi ve sonra Akça Koca ve Konuralp’de bu bölgelerin kuşatılması için yardıma geldi. Samandıra’da Bizans askerleri ile mücadele etmeye başlayan Akça Koca, bölgeyi ele geçirmeyi başardı. Akça Koca ve gazileri Samandıra’nın fethinin ardından Aydos’un fethi için hazırlıklara geçti. Akça Koca ve Gazi Rahman önderliğindeki Osmanlı kuvvetleri Aydos’taki (Aetos) Bizans kuvvetlerine karşı girişilen savaşlar yoluyla bölgenin zaptını gerçekleştirdiler. Gazi Akça Koca’nın bu başarıları üzerine Orhan Bey tarafından Samandıra bölgesi kendisine mülk olarak verildi. Ardından burada kalan Akça Koca birkaç sene daha İzmit Üsküdar arasında kalan bölgelere akınlarda bulunduktan sonra, Orhan Bey’in İzmit seferine çıkmasından kısa bir süre önce 1328 yılında Kandıra yakınlarında bir tepede öldü. Akça Koca’nın ölümünden sonra adamları Karamürsel’in yanında toplanırken, uç beyliği yaptığı bölge öneminden dolayı şehzade Murad’a verildi. Öldüğünde 94 yaşında olduğu ileri sürülen Akça Koca’nın Hacı İlyas adlı bir oğlunun bulunduğu, torunu Fazlullah’ın önce kadı, sonra da vezir olarak Osmanlı devlet hizmetinde bulundukları bilinmektedir.

Akça Koca’nın ölümünden sonra bu bölgelerin fethiyle ilgili vasiyetinin Sultan Orhan Gazi’ye duyurulması üzerine, onun beylik sınırına dahil ettiği bölgeler sancak haline getirildi ve Kocaeli sancağının yönetimi Gazi Süleyman Paşa’ya verildi. Yine Akça Koca’nın hakim olduğu bölgeler olan Sakarya’nın batısındaki Kandıra bölgesi Akbaş’a verilirken, Ermeni Bazarı/Araman da Yahşi Lala’ya verildi. Akça Koca’nın hizmetindeki askerlerde önce Abdurrahman Gazi’nin emrine verilirken, daha sonra Aydos ve Samandıra’nın güvenliği için görevlendirildi.

Sonuç olarak Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarında etkili olan ve literatürde alp ya da yoldaş olarak geçen uç beylerinden biri olan Gazi Akça Koca yaptığı fetihlerle beyliğin büyümesinde oldukça etkili olmuştur. İlk olarak Ertuğrul Bey’e bağlı bir şekilde tarih sahnesinde görülen Akça Koca, onun ölümünün ardından, Osman Gazi ve Orhan Gazi dönemlerinde diğer uç beyleriyle birlikte özellikle batı bölgelerinde fetih hareketlerinde bulunmuştur. Bu çerçevede kuruluşun önemli isimlerinden biri haline gelen Akça Koca beylik için önemli bir arkadaş, kumandan, şehzade huzurunda bulunma ve onlara yol gösterme şereflerine nail olmuştur. Akça Koca özellikle Osman ve Orhan Bey dönemlerinde yaptığı fetihlerle beyliğin sınırlarını genişletmiş ve fethettiği bölgelerin bir kısmı kendisine verilmiştir. Bu şekilde hâkimiyetini arttıran Akça Koca’nın 1328 yılında ölümünün ardından, fetihlerde bulunduğu İzmit ve çevresine adına nispetle Koca-ili denilmiştir.  

KAYNAKLAR
Anonim Tevârih-i Al-i Osman, F. Giese Neşri (Haz. Nihat Azamat), İstanbul 1992.
Aşıkoğlu Ahmed, Tevârih-i Âl-i Osman, Aşıkpaşazâde Tarihi, (Neşr. Ali Bey), İstanbul 1332.
Aşıkpaşazade, Osmanoğullarının Tarihi, (Haz. K.Yavuz-M. A.Y. Saraç), İstanbul.
Başar, Fehameddin, “Ertuğrul Gazi”, DİA, XI, (1995) s.314-315.
Divitçioğlu, Sencer,  Osmanlı Beyliği’nin Kuruluşu, İstanbul 2000.
Emecen, Feridun,  “Akça Koca”, DİA, II, (1989), s.224.
Gelibolulu Musatafa Ali Efendi, Kitabü’t-Tarih-i Künhü’l-ahbar, (Haz. Ahmet Uğur ve diğerleri), Kayseri 2006.
Gibbons, Herbet A., Osmanlı İmparatorluğu’nun Kuruluşu, İstanbul 1928.
Gökbilgin, M. Tayyib,  “Orhan”, İA, IX, (1994), s. 401-431.
________________, “Osman”, İA, IX, (1994), s. 431-433.
Hadidi, Tevârih-i Âli Osman, (Haz. Necdet Öztürk), İstanbul 1991.
Hoca Sa’adettin, Tacü’t-Tevârih, I, İstanbul 1279.
İbn-i Kemal, Tevârih-i Âl-i Osman, I. Defter, (Haz. Şerafettin Turan), Ankara 1970.
İnalcık, Halil,  “Osman Gazi’nin İznik Kuşatması ve Bafeus Muharebesi”, Osmanlı Beyliği (1300-1385), (Ed. Elizabeth A. Zachariadou), (2001), s.78-106.
________________,Devlet-i Aliyye Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar, I, İstanbul 2009.
________________, “Orhan”, DİA, XXXIII, (2007), s.375-386.
________________, “Osman I”,  DİA, XXXIII, (2007),  s.443-453.
Kantemir, Dimitri, Osmanlı İmparatorluğu’nun Yükseliş ve Çöküş Tarihi, İstanbul 2005.
Kaplanoğlu, Raif, Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu, Bursa 2000.
Kaya, Şennur, Tanzimat’tan Cumhuriyete İzmit Kenti, Kocaeli 2008.
Konukçu, Enver, Kocaeli’nin İlk Osmanlı Yöneticisi Süleyman Paşa, Kocaeli 2009.
Kurtaran, Uğur,  “Bir İmparatorluğun Doğuşu Osmanlı Kuruluş Dönemi”, Gümüşhane Üniversitesi Sosyal Bilimler Elektronik Dergisi, Sayı 5, (2012), s.244-265.
Kurtaran, Uğur, “Gazi Akça Koca’nın Osmanlı Devleti’nin Kuruluşundaki Etkisi ve Faaliyetleri”, Kocaeli, 2-4 Mayıs 2014, Uluslararası Akça Koca ve Kocaeli Tarihi Sempozyumu Bildirileri, C. II, (Ed. Haluk Selvi-M. Bilal Çelik), Kocaeli 2015, s. 221-229.
Mehmet Neşri, Kitâb-ı Cihan-nümâ, Neşri Tarihi, I, (Yay. Faik Reşit Unat-Mehmet Altay Köymen), Ankara 1995.
Oruç b. Adil, Tevârih-i Âl-i Osman, Honofer 1343.
Şimşirgil, Ahmet,  “Osmanlı Devleti’nin Kuruluşunda Hizmeti Geçen Alpler ve Gaziler”, Türkler, IX, Ankara 2002, s. 99-106.
Şükrullah, Dokuz Boy Türkler ve Osmanlı Sultanları Tarihi, İstanbul 1939.
Uzunçarşılı, İsmail Hakkı,  Osmanlı Tarihi, I, Ankara 2011.
Yinanç, M. Halil,  “Ertuğrul Gazi”, İA, IV, (1991) s. 328-337.
beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar ve resimlerle tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Kaynak gösterilmek suretiyle yapılan kısa alıntılar dışında içeriklerin tamamı kopyalanamaz ve çoğaltılamaz.
Yazar Hakkında
Uğur KURTARAN
  • ugurkurtaran@gmail.com

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi'nde Doktor Öğretim Görevlisi olan Uğur Kurtaran Osmanlı Yakınçağ dönemi üzerine çalışmaktadır.

DİĞER MAKALELER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun