Cumhuriyet’in İlk Anıt Heykelleri

DİĞERLERİ
Osmanlı Yönetim Merkezi: Topkapı Sarayı
Osmanlı Yönetim Merkezi: Topkapı Sarayı

İstanbul’un fethinin ardından yüzyıllar boyunca Osmanlı yönetim merkezi olan, eski adıyla Yeni Saray(Saray-ı Hümayun), sonraki dönemlerde değişen adıyla ise Topkapı Saray’ı, Osmanlı Devleti’nin klasik döneminden kalan iki saraydan biri olup, saray-kent özelliğiyle öne çıkmaktadır. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesiyle takriben 1460 yılında inşasına başlanan Saray, 700 bin metrekare bir alanda İstanbul’un en gözde mevkisine konuşlandırılmıştır. Zaman içinde birçok değişikliğe uğrayan Saray bugün en gözde mimari eserlerden biri olup konumu İstanbul’da tarihi yarımadanın ucunda Marmara denizine, Üsküdar’a ve Haliç’e bakan, hakim bir mevkidedir. Sarayburnu’ndan başlayan Kal’a-i Sultani adı verilen surlarla devam eden, 19.yy.’a gelene kadar çeşitli ilaveler ile şekil değiştiren yapının üç büyük kapı, beş de hizmet kapısı olmak üzere sekiz ayrı girişi vardır. Birun-hizmet ve koruma alanı, Divan-ı Hümayun- İdari Merkez, Enderun-Eğitim alanı ve Harem-Özel yaşam alanı olmak üzere dört bölümden oluşan Topkapı Sarayı’nın sürekli değişime uğraması, sultanların ve halkın bu yapıya ait algısını bir saraydan öte, kent olduğu yönünde geliştirdi. Zira Saray’ın işlevsel yerleşimi giderek özelleşen bir hiyerarşiye sahiptir. Kuşkusuz her padişah kendi döneminde bir öncekinin yaptıklarını değiştirerek, kendi adına kasırlar, köşkler inşa ettirmiş, bu da adeta bir kent gibi plansız büyümeyi beraberinde getirmiştir. Bab-ı Hümayun, Babüsselam ve Babüssaade gibi ana girişler, Fatih Köşkü, Hırka-ı Saadet, Kubbealtı ve mutfaklar kalıcılığını korumuş, sonraki dönemlerde Sünnet Odası, Bağdat Köşkü, Revan Köşkü, Sofa Köşkü, III. Osman Köşkü, Mecidiye Köşkü gibi bağımsız birçok yapı Saray’a dahil edildi.

Hiç Gitmeyenler İçin Yıldız Müzesi
Hiç Gitmeyenler İçin Yıldız Müzesi

Osmanlı Devleti 34. Padişahı Sultan II.Abdulhamid tarafından genişletilerek devletin merkezi olarak kullanılan Yıldız Saray-ı Humayun'u zamanın en gizemli yapısı olarak işlev gördü. Türk Osmanlı saray mimarisinin son örneği olan Yıldız Sarayı, Beşiktaş semtinin Yıldız tepesinde bulunuyor. Saray'ın bulunduğu arazi Kanuni (1520-1566) döneminden itibaren avlanma yeri olarak kullanılıyordu. Daha sonra ilk yapı Sultan I.Ahmed tarafından yapıldı ve sonraki padişahlar döneminde de eklemeler yapılarak genişletildi. En radikal değişimi ise II. Abdülhamid zamanı görerek devletin yönetim merkezi halini aldı. Bu dönemde saray, padişahın özel yaşamına ait mekanlarla birlikte, resmi görevlilere tahsis edilen binaları, tamirhane, marangozhane gibi atölyeleri ve tiyatro, müze, kitaplık gibi kültür ve sanat yapılarını da kapsıyordu. Sultan Vahideddin’den sonra bir süre boş kalan saray binaları, 1924 yılında Erkan-ı Harbiye Mektebi’ne tahsis edildi. 1946 yılında Harp Akademileri’ne bırakılan saray, 1978 yılında Kültür Bakanlığına devredildi, “Yıldız Sarayı Müzesi Müdürlüğü” adıyla 1993 yılından itibaren müzeleştirilmeye başlanarak 8 Nisan 1994 yılında müze olarak açıldı. Açıldı açılmasına ama ziyaretçi sayısında gözle görülür bir yokluk bulunuyor. Beyaz Tarih okuyucuları için hazırlayacağımız "kısa Yıldız Müzesi turu" için gittiğimizde 2 Suriyeli Arap aile dışında kimse bulunmuyordu. Daha önceki gidişimizde ise hiç kimseyi görmemiştik. Kültür ve Turizm Bakanlığının açıkladığı "2014 Yılında En Çok Ziyaret Edilen 10 Müze" arasında ise bir döneme damga vurmuş bu Saray'ın bulunmadığını gördük. Ülkemizde tarihe olan ilgiyi arttırmak ve bir nebze olsun katkı yapmak için faaliyet gösteren Beyaz Tarih, Yıldız Saray'ına okuyucuları için giderek bir derlemede bulundu. İşte Sultan II. Abdülhamid'in özellikle saltanata geçtikten sonra hayatının büyük bölümünü geçirdiği Yıldız'daki müze ve bazı özel eşyalar;

KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun