Osmanlı Ordusunun Fedaileri: Deliler

DİĞERLERİ
Osmanlı Mimari Dönüşümünün Öncüsü I. Mahmud’un Yaptırdığı Eserler
Osmanlı Mimari Dönüşümünün Öncüsü I. Mahmud’un Yaptırdığı Eserler

I. Mahmud’un tahta geçtiği 1730 yılı Osmanlı Devlet’inin yenilenme, imar alanında kalkınma ve aydınlanma açısından bir dönüm noktasıdır. 18. ve 20. yy.’larda başlayan mimari çalışmaların öncüsü sayılan I. Mahmud, başkent İstanbul’u yeniden tanımlayabilecek eserler ortaya koymuştur. Sultanın çabaları ona daha çok çağdaş tarihçiler tarafından ‘’muammir-i bilad’’ olarak anılmasını sağladığı gibi halkı yeniliklere alıştırmaya çalışan çağdaş ve ileri görüşlü bir padişah olarak da karşımıza çıkmaktadır. Öyle ki İstanbul’un ağırlık merkezi olan Sarayburnu-Haliç bölgesinden Boğaz’a doğru bir geçiş oluşturarak kentin görünümü değiştirmiş; kurduğu pek çok kütüphane ile başka bir dünyanın varlığıyla halkı aydınlatma eğiliminde bulundu. Osmanlı Devleti’nin mimari tarihi açısından önemli yapılar arasında yer alan Nuruosmaniye Külliyesi onun döneminde inşa edilmeye başlandı, ancak III. Osman döneminde tamamlandığı için onun adıyla anıldı. I. Mahmud döneminde camii başta olmak üzere çok sayıda saray, çeşme, askeri okul, kışla ve kütüphane inşa edildi. Bilinçli olarak sürdürülen bu imar etkinlikleriyle geleneksel söyleme bir tepki geliştirildiğini söylemek de mümkündür. Osmanlı Devleti’ne parlak bir dönem yaşatan ve kendinden sonra tahta geçecek olan padişahlara uzun bir barış devri bırakan I. Mahmud, İstanbul’a ağırlık verse de Belgrad ve Vidin gibi yerlere de imar faaliyetlerini ulaştırmıştır.

2. Abdülhamid Döneminde Resim ve Fotoğraf
2. Abdülhamid Döneminde Resim ve Fotoğraf

Batılılaşma hareketinin başlangıcı olarak görülen 18. yüzyıla gelindiğinde minyatür sanatı yerini duvar resme, 18. yüzyıl sonu 19. yüzyıl başında ise tuval resme bıraktığı görülür. Bu ilk resim denemeleri askeri amaçla, asker ressamlardan oluşan bir grup tarafından ortaya koyulmuş primitif ve natüralist eğilimdedir. Resim yapmayı seven bu asker ressamlar kuşağı Kolağası Hüsnü Yusuf Bey, Osman Nuri Paşa, Ferik İbrahim Paşa, Hüseyin Zekai Paşa, Şeker Ahmed Paşa, Süleyman Seyyid Bey, Hoca Ali Rıza ve Halil Paşa gibi kişilerden oluşur. II. Abdülhamid’in sanata olan yakınlığı resim alanında önemli gelişmeler yaşanmasına neden olduğu gibi bizzat padişah tarafından birçok etkinlik ve yenilikte desteklenir. Yıldız Saray’ında idari birimlerin dışında kurulmuş olan resim galerisi, fotoğraf stüdyosu, müzik odası ve bazı müzelerin kurulmuş olması çağdaş sanatın başlaması için önemli adımları oluşturur. Zira bu dönemin sanatsal açıdan en önemli olayı ise Osmanlı başkentinde güzel sanatlar okulu olan Sanayi-i Nefise Mekteb-i Alisi’nin açılmasıdır. II. Abdülhamid 33 yıllık saltanatı sürecinde Osmanlı toplumunun bilim ve sanat alanında ilerlemesi için çalışmış, saray ressamı olarak çalıştırdığı İtalyan ressam Fausto Zonaro’ya sadece kendi portrelerini değil şehzadeleri, kızları ve saray çalışanları dahil bir koleksiyon oluşturmak adına portrelerini yaptırdı. Bunun dışında fotoğrafın gücüne inanan II. Abdülhamid olayları belgelendirip arşivlemek adına bundan faydalandı ancak kendi portresinin yapımına çekimser davrandı.

KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun