Osmanlı'da Merhametin Sembolü: Kuş Evleri

DİĞERLERİ
2. Abdülhamid Döneminde Resim ve Fotoğraf
2. Abdülhamid Döneminde Resim ve Fotoğraf

Batılılaşma hareketinin başlangıcı olarak görülen 18. yüzyıla gelindiğinde minyatür sanatı yerini duvar resme, 18. yüzyıl sonu 19. yüzyıl başında ise tuval resme bıraktığı görülür. Bu ilk resim denemeleri askeri amaçla, asker ressamlardan oluşan bir grup tarafından ortaya koyulmuş primitif ve natüralist eğilimdedir. Resim yapmayı seven bu asker ressamlar kuşağı Kolağası Hüsnü Yusuf Bey, Osman Nuri Paşa, Ferik İbrahim Paşa, Hüseyin Zekai Paşa, Şeker Ahmed Paşa, Süleyman Seyyid Bey, Hoca Ali Rıza ve Halil Paşa gibi kişilerden oluşur. II. Abdülhamid’in sanata olan yakınlığı resim alanında önemli gelişmeler yaşanmasına neden olduğu gibi bizzat padişah tarafından birçok etkinlik ve yenilikte desteklenir. Yıldız Saray’ında idari birimlerin dışında kurulmuş olan resim galerisi, fotoğraf stüdyosu, müzik odası ve bazı müzelerin kurulmuş olması çağdaş sanatın başlaması için önemli adımları oluşturur. Zira bu dönemin sanatsal açıdan en önemli olayı ise Osmanlı başkentinde güzel sanatlar okulu olan Sanayi-i Nefise Mekteb-i Alisi’nin açılmasıdır. II. Abdülhamid 33 yıllık saltanatı sürecinde Osmanlı toplumunun bilim ve sanat alanında ilerlemesi için çalışmış, saray ressamı olarak çalıştırdığı İtalyan ressam Fausto Zonaro’ya sadece kendi portrelerini değil şehzadeleri, kızları ve saray çalışanları dahil bir koleksiyon oluşturmak adına portrelerini yaptırdı. Bunun dışında fotoğrafın gücüne inanan II. Abdülhamid olayları belgelendirip arşivlemek adına bundan faydalandı ancak kendi portresinin yapımına çekimser davrandı.

Hiç Gitmeyenler İçin Yıldız Müzesi
Hiç Gitmeyenler İçin Yıldız Müzesi

Osmanlı Devleti 34. Padişahı Sultan II.Abdulhamid tarafından genişletilerek devletin merkezi olarak kullanılan Yıldız Saray-ı Humayun'u zamanın en gizemli yapısı olarak işlev gördü. Türk Osmanlı saray mimarisinin son örneği olan Yıldız Sarayı, Beşiktaş semtinin Yıldız tepesinde bulunuyor. Saray'ın bulunduğu arazi Kanuni (1520-1566) döneminden itibaren avlanma yeri olarak kullanılıyordu. Daha sonra ilk yapı Sultan I.Ahmed tarafından yapıldı ve sonraki padişahlar döneminde de eklemeler yapılarak genişletildi. En radikal değişimi ise II. Abdülhamid zamanı görerek devletin yönetim merkezi halini aldı. Bu dönemde saray, padişahın özel yaşamına ait mekanlarla birlikte, resmi görevlilere tahsis edilen binaları, tamirhane, marangozhane gibi atölyeleri ve tiyatro, müze, kitaplık gibi kültür ve sanat yapılarını da kapsıyordu. Sultan Vahideddin’den sonra bir süre boş kalan saray binaları, 1924 yılında Erkan-ı Harbiye Mektebi’ne tahsis edildi. 1946 yılında Harp Akademileri’ne bırakılan saray, 1978 yılında Kültür Bakanlığına devredildi, “Yıldız Sarayı Müzesi Müdürlüğü” adıyla 1993 yılından itibaren müzeleştirilmeye başlanarak 8 Nisan 1994 yılında müze olarak açıldı. Açıldı açılmasına ama ziyaretçi sayısında gözle görülür bir yokluk bulunuyor. Beyaz Tarih okuyucuları için hazırlayacağımız "kısa Yıldız Müzesi turu" için gittiğimizde 2 Suriyeli Arap aile dışında kimse bulunmuyordu. Daha önceki gidişimizde ise hiç kimseyi görmemiştik. Kültür ve Turizm Bakanlığının açıkladığı "2014 Yılında En Çok Ziyaret Edilen 10 Müze" arasında ise bir döneme damga vurmuş bu Saray'ın bulunmadığını gördük. Ülkemizde tarihe olan ilgiyi arttırmak ve bir nebze olsun katkı yapmak için faaliyet gösteren Beyaz Tarih, Yıldız Saray'ına okuyucuları için giderek bir derlemede bulundu. İşte Sultan II. Abdülhamid'in özellikle saltanata geçtikten sonra hayatının büyük bölümünü geçirdiği Yıldız'daki müze ve bazı özel eşyalar;

KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun