Çandarlı Halil Paşa İstanbul fethine neden karşı çıktı?

Selahattin DÖĞÜŞ cevapladı

Çandarlı Halil Paşa İstanbul fethine neden karşı çıktı?

İstanbul’un fethi Türkler için Kızıl Elma idi. Yani İlayı Kelimatullah’ın son kalesi anlamına gelir. İstanbul’un fethi Türk dünyası için olduğu kadar İslam dünyası için de sembolik bir değeri vardı. İstanbul’un fethine mazhar olan sultan şüphesiz içeride ve dışarıda büyük bir şöhret ve prestije sahip olacaktı. Bu da devlet içinde devlet durumuna gelen Çandarlı ailesi için tehlike çanlarının çalması demekti. Çünkü daha önce genç sultan II. Mehmed’i (Fatih) iki defa tahttan indirerek saltanat üzerinde derin gölgesi bulunan Çandarlı Halil Paşa’nın bu etkisinin biteceğinin de işaretiydi. Devlet ve saray üzerinde derin etkisi bulunan Çandarlı'nın askeri, siyasi, ticari ve idari nüfuzu, bunun yanında uluslar arası şöhreti saltanat için derin kuşkular anlamına geliyordu. Merkezi bir imparatorluk kurmak isteyen genç padişah Sultan II. Mehmed, öteden beri derin devlet konumunda bulunan Çandarlı ailesinin devlet üzerindeki nüfuzunun, tasarlamış olduğu merkeziyetçi politikasına en büyük engel teşkil ettiğinin bilincindeydi. Aynı zamanda İstanbul’un fethi demek Osmanlı merkeziyetçi politikaların doruk noktasına çıkması demekti. Bu da en başta Çandarlı Veziriazamın güçlü nüfuzunun sönmesine neden olacaktı. Bu yüzden Çandarlı Halil Paşa, İstanbul’un fethine karşı çıkacaktır. Bu konuda Venedik ve Bizans’la iş birliği yapacaktır. İstanbul’un fethi gerçekleştikten sonra doğal olarak Fatih Sultan Mehmed, Çandarlı Halil Paşa’yı ortadan kaldıracak, kul bürokrasisini ön plana çıkaracak ve vezirlerinin çoğunu devşirmelerden seçecektir.   

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar ve resimlerle tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Kaynak gösterilmek suretiyle yapılan kısa alıntılar dışında içeriklerin tamamı kopyalanamaz ve çoğaltılamaz.
Cevaplayan Hakkında
Selahattin DÖĞÜŞ

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'nde Osmanlı sosyal tarihi üzerine çalışmalar sürdüren Selahattin Döğüş profesör doktor olarak öğretim üyeliği yapmaktadır.

KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun