Haçlı seferleri öncesinde Kilise nasıl otoriter güç oldu?

Pınar ÜLGEN cevapladı

Haçlı seferleri öncesinde Kilise nasıl otoriter güç oldu?

Haçlı seferleri öncesinde kilisenin bir otorite olmasını sağlayan faktörler vardı. Bunlardan biri, Merovenj kralı Clovis’in Hristiyanlığı kabul etmesiyle  Clovis ile Roma kilisesi arasında yapılan gizli bir antlaşmadır.  Bu antlaşmaya göre  Roma kilisesinin varlığını devam ettirebilmesi, yüksek bir ruhani otorite tarafından onaylanmasına bağlıydı. Clovis’in vaftiz edilmesi, Roma kilisesine dayalı bir imparatorluk kurması ve dünyevi işlerin Merovenj soyu tarafından yönetilmesi, yeni bir Roma imparatorluğunun da temellerinin atılmasına bir teşebbüstü aslında. Bir diğeri ise Charlamagne  döneminde  Franklarla Papalık arasında yapılan ittifak idi. Bunun temelinde yatan en önemli amaç, Papalığın yeni bir Avrupa oluşturmak istemesiydi. Papa III. Leo, Charlemagne’ın Roma’yı ziyareti sırasında Frank hükümdarına imparatorluk tacını giydirdi. Bu durum, Batı’nın Latin Hristiyanlığının Ortadoks Bizans imparatorluğundan kazandığı bağımsızlığını güçlendirmek için yapılmış yeni bir adımdı.

Feodal yapı içerisinde kilise, her açıdan ayrıcalıklı bir konumdaydı. En önemli iki araç olan okuma ve yazmayı da elinde bulundurmaktaydı. Bu durum, IX. yüzyıldan XI. yüzyıla kadar kiliseyi etkin hale getirmişti. Tüm bu şartlar, Papalığın dünyevi hükümdarlığını imparatorlar üzerinde iddia etmesine neden oldu. Doğu ile olan ayrılıklar, Haçlı seferlerinin de en belirgin işaretiydi. Papa VII. Gregorius’un reformu ile  amaçlanan ise, devlet ve kilise arasındaki ilişkilere yeni bir şekil vermekti. Hostiensis’in söylediği gibi “Katolik birliğine yönelik tehditler, Kutsal topraklara yönelik olandan bile daha tehlikeliydi”. Görüldüğü üzere artık kilise, etkin bir güçtü. Ve ona yönelik tehlikeler de ortadan kaldırılmalıydı.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
Cevaplayan Hakkında
Pınar ÜLGEN

KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun