Şiilik nedir?

Halil İbrahim BULUT cevapladı

Şiilik nedir?

“Taraftar, yardımcı, bir işi gerçekleştirmek üzere bir kimsenin etrafında toplanmış zümre ve topluluk” anlamlarına gelen “şîa” kelimesinin Kur’an-ı Kerim ve hadislerde de “fırka, bölük ve taraftar “ anlamlarında kullanıldığı görülür. Erken dönemde kelime anlamıyla “Şiatu Ali, Şiatu Osman ve Şiatu Muaviye” şeklinde -siyaseten taraftar olmayı ifade etmek üzere- kullanıldığı bilinmektedir. Genel anlamdaki bu kullanış, Hz. Hüseyin’in (ö. 61/680) şehit edilişinden sonraki sürece kadar devam ettiği söylenebilir. Kerbelâ hadisesinden kısa sayılabilecek bir müddet sonra Şia, Emevîlere karşı Hz. Hüseyin’in intikamını almak, bu arada Hz. Ali ve soyunun haklarını aramak ve onun soyuna yardım etmek için toplananları ve onlara taraftar olanları ifade eden siyasi bir terim olmuştur. Kelime, terim anlamını kazanırken “eş-Şia” şeklinde kullanılmaya başlanmış ve özellikle imamet konusunda kendine özgü düşünceleri olan bir fırkanın özel ismi olmuştur. Yaklaşık iki asır gibi uzun bir zaman diliminde terimleşen Şia kavramıyla, Hz. Muhammed’den sonra insanların en faziletlisi olarak Ali b. Ebû Talib’i kabul edip onun doğrudan imam olduğuna, imametin kıyamete kadar onun soyunda devam edeceğine inanan topluluklar kastedilmektedir.

Aslında Şia, bir şemsiye kavram olup mutedil Şii fırkaların yanı sıra aşırı (gulât) grupları da bünyesinde barındırır. Zeydiyye, İsmailiyye ve İmamiyye şeklinde üç ana fırkadan oluşur. İmamiyye, -bir diğer ifade ile İran Şiiliği-, bunların içinde en yaygın olanıdır ve Şiilik denildiğinde bunlar akla gelir. İmamet anlayışını bir iman esası olarak kabul eden bu fırkaya göre, Hz. Ali’yi ve Ehl-i Beyti sevmek kadar onların düşmanları kabul edilenlere buğzetmek de gereklidir. İslam tarihindeki hemen her hadiseyi bu zaviyeden değerlendiren Şiiler, Müslümanların tarihini ideolojik olarak yeniden inşa etmeye çalışırlar. Bu itibarla Şiilik, Hz. Peygamberin vefatıyla birlikte devlet başkanlığının Allah tarafından Hz. Ali’ye ve evladına verilmiş bir hak olduğunu kabul etmek ve bunu inanç esası olarak görmektir, denilebilir.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
Cevaplayan Hakkında
Halil İbrahim BULUT

Yüksek Lisans ve doktorasını Marmara Üniversitesi'nde yapan Halil İbrahim Bulut, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Mezhepler Tarihi bölümünde Prof. Dr. olarak öğretim üyeliği yapmaktadır.

KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun