Sultan Alp Arslan'ın hedefi Anadolu muydu?

Cihan PİYADEOĞLU cevapladı

Sultan Alp Arslan'ın hedefi Anadolu muydu?

Açık söylemek gerekirse Romanos Diogenes’in öldürülmesine kadar Anadolu, Sultan Alp Arslan’ın doğrudan hedefi değildi. Anadolu, devletin kurulmasında hemen sonra Maveraünnehir’den İran’a gelen, fakat burada yaşama imkânı bulamayan Türkmen topluluklarının faaliyet sahalarından biridir. Ancak bahsetmiş olduğumuz Türkmenlerde bile, doğrudan Anadolu’da yerleşmeye yönelik bir çaba görülmemiştir. Yapılan şey Bizans’ı yıpratmak, keşif ve yağma yapmaktan ileri gitmemiştir. Bana göre Sultan Alp Arslan’ın öncelikli hedefi İslam coğrafyasının önemi kısmının hâkimiyetini ele geçirmektir. Bunu gerçekleştirebilmek için en başta Mısır’ın ele geçirilmesi şart, bir o kadar da önemlidir. Zaten zannedilenin aksine Sultan Alp Arslan’ı Malazgirt Savaşı’na sürükleyen süreçte de hedefi Anadolu değil, Mısır’dır. Alp Arslan, Sünni dünyanın dışında kalan, fikirsel anlamda da büyük rakip olan Şii Fatımiler üzerine sefer yapmak üzere yola çıkmıştır. Alp Arslan’ın sefere çıkması, Fatımi devlet adamları arasında çıkan siyasi çekişme sonrasında Vezir Nasırüddevle Hasan, Sultan Alp Arslan’a “Eğer Mısır’a gelirsen burayı sana teslim ederim.” şeklinde bir davet neticesinde gerçekleşmiştir. Bu davetle Mısır’a yönelen Alp Arslan, Haleb’i ele geçirdikten kısa süre sonra Bizans İmparatoru Romanos Diogenes’in kendi ülkesine yöneldiğini haber alınca seferden vaz geçmek zorunda kalmıştı. Çünkü ülkesini savunmak için geri dönme zorundaydı. Burada Malazgirt Savaşı’nın bir savunma savaşı olduğunu idrak etmekte fayda vardır. Savaştan sonra yapılan anlaşmada da hedefin Anadolu olmadığı açıkça görülür. Anlaşma Bizans’ın Selçuklu tabiiyetine alınması manasında bir metinden ibarettir. Hatta bu anlaşmada Anadolu’daki mevcut faaliyetlere bile izin verilmediği görülür.

Bununla birlikte geri gönderilen Romanos’un, yerine geçirilen Mihail Dukas’a karşı olan mücadelesinde başarısız olması, gözlerine mil çekilmesinden sonra da ölmesi, anlaşmayı geçersiz kılmıştır. Bu da her şeyi değiştiren olaydır. Nitekim Alp Arslan’ın anlaştığı kişi artık yaşamamaktadır. Böylece Alp Arslan, ilk defa olmak üzere komutanlarına Anadolu’yu Türk yerleşimine açmak üzere izin vermiştir. Ancak Anadolu’nun hiçbir şekilde Alp Arslan’ın kafasında olmadığını söylemek de mümkün değildir. Babasının altmış dokuz, amcası Tuğrul Bey’in ise yetmiş yaşında ölmüş olması, onu uzun vadeli planlar yapmaya itmiş olabilir. Diğer bir ifadeyle öldüğünde henüz kırk üç yaşında olan Alp Arslan’ın, kafasındaki öncelikli hedefleri sonuçlandırdıktan sonra Anadolu’yu hedef olarak belirlememesi için hiçbir sebep yoktur.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
Cevaplayan Hakkında
Cihan PİYADEOĞLU

Ortaçağ tarihçisi olan Cihan Piyadeoğlu İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nde profesör doktor kadrosunda öğretim üyesi olarak Büyük Selçuklu Devleti özelinde çalışmalarını sürdürmektedir. Arapça ve Farsça bilen Piyadeoğlu'nun yayınlanmış 3 kitabı bulunuyor.

KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun